|
Dünya,
Güneş Sistemi
oluştuğunda
kızgın bir gaz kütlesi halindeydi. Zamanla ekseni çevresindeki dönüşünün
etkisiyle, dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe geçmiş farklı
sıcaklıktaki katmanlar oluşmuştur. Günümüzde iç kısımlarda yüksek
sıcaklık korunmaktadır. Dünya’nın oluşumundan bugüne kadar geçen zaman
ve Dünya’nın yapısı jeolojik zamanlar yardımıyla belirlenir.
Jeolojik Zamanlar
Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan Dünya, günümüze kadar çeşitli
evrelerden geçmiştir. Jeolojik zamanlar adı verilen bu evrelerin her
birinde , değişik canlı türleri ve iklim koşulları görülmüştür.
Dünya’nın yapısını inceleyen jeoloji bilimi, jeolojik zamanlar
belirlenirken fosillerden ve tortul tabakaların özelliklerinden
yararlanılır.
Jeolojik zamanlar günümüze en yakın zaman en üstte olacak şekilde
sıralanır.
Dördüncü Zaman
Üçüncü Zaman
İkinci Zaman
Birinci Zaman
İlkel Zaman
İlkel Zaman
Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik
zamandır.
İlkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.
Zamanın önemli olayları :
 |
 |
|
|
Tek
hücreli canlılar ( Amip ) |
Terliksi
Hayvan |
|
Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı
En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu
İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.
Birinci Zaman (Paleozoik)
Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik
zamandır. Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü tahmin
edilmektedir.
Zamanın önemli olayları :
Kaledonya ve Hersinya kıvrımlarının oluşumu
Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu
İlk kara bitkilerinin ortaya çıkışı
Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı
Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir.
 |
 |
|
İkinci Zaman (Mezozoik)
Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik
zamandır. İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin
edilmektedir. İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve
ammonitler bu
zamanın sonunda yok olmuşlardır.
Zamanın önemli olayları :
Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi
Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu
İkinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur.
Üçüncü Zaman (Neozoik)
Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik
zamandır. Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin
edilmektedir.
Zamanın önemli olayları :
§ Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması
§ Linyit havzalarının oluşumu
§ Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye
başlaması
§ Alp kıvrım sisteminin gelişmesi
§ Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı
Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve
mastadondur.
Dördüncü Zaman (Kuaterner)
Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan
jeolojik zamandır.
Zamanın önemli olayları :
İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel,
Riss, Würm) yaşanması
İnsanın ortaya çıkışı
Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.
Dünya, kalınlık, yoğunluk ve sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli
katmanlardan oluşmuştur. Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi
edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.
Çekirdek
Manto
Taşküre (Litosfer) |
|
|
Deprem Dalgaları
Deprem dalgaları farklı dalga boylarını göstermektedir. Deprem dalgaları
yoğun tabakalardan geçerken dalga boyları küçülür, titreşim sayısı
artar. Yoğunluğu az olan tabakalarda ise dalga boyu uzar, titreşim
sayısı azalır.
Çekirdek
Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümdür.
Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin, 5120-2890 km’ler
arasındaki kısmına dış çekirdek, 6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç
çekirdek denir. İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek
basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir. Dış çekirdekte ise bu
karışım ergimiş haldedir.
Manto
Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır. 100-2890 km’ler arasında
bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı 1900-3700 °C arasında
değişir. Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur. Yapısında
silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır. Mantonun üst kesimi
yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir. Alt
kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak
alçalıcı-yükselici hareketler görülür.
Mantodaki Alçalıcı-Yükselici Hareketler
Mantonun alt ve üst kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı
verilen kızgın akıcı madde yerkabuğuna doğru yükselir. Yoğunluğun
arttığı bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.
Taşküre (Litosfer)
Mantonun üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar uzanan katmandır.
Kalınlığı ortalama 100 km’dir.
Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.
Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması
nedeniyle sial de denir.
Yerkabuğunun altındaki bölüme ise silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için
sima denir.
Sial, okyanus tabanlarında incelir yer yer kaybolur.
Örneğin Büyük Okyanus tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez.
Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C
artar. Buna jeoterm basamağı denir.
| |
 |
|
Yeryüzünün üst bölümü kara parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuştur.
Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine
kıta denir. Kuzey Yarım Küre’de karalar, Güney Yarım Küre’den daha geniş
yer kaplar. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika’nın tamamı ve
Afrika’nın büyük
bir bölümü Kuzey Yarım Küre’de yer alır.
Güney Amerika’nın ve Afrika’nın
büyük bir bölümü,
Avustralya ve çevresindeki adalarla
Antartika kıtası
Güney Yarım Küre’de bulunur. Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır.
Kıtaların birbirinden ayıran büyük su kütlelerine okyanus denir.
Kara ve Denizlerin Farklı Dağılışının Sonuçları
Karaların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle, Kuzey
Yarım Küre’de;
Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksektir.
Sıcaklık farkları daha belirgindir.
Eş sıcaklık eğrileri enlemlerden daha fazla sapma gösterir.
Kıtalar arası ulaşım daha kolaydır.
Nüfus daha kalabalıktır.
Kültürlerin gelişmesi ve yayılması daha kolaydır.
Ekonomi daha hızlı ve daha çok gelişmiştir.
Hipsografik Eğri
Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir.
Kıta Platformu: Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı
ovaları arasındaki en geniş bölümdür.
Karaların Ortalama Yüksekliği: Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir.
Dünya’nın en yüksek yeri deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki
Everest
Tepesi’dir.
Kıta Sahanlığı: Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m
derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir. Şelf kıtaların su
altında kalmış bölümleri sayılır.
Kıta Yamacı: Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan
bölümdür.
Denizlerin Ortalama Derinliği: Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir.
Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru deniz seviyesinden 11.035 m
derinliktedir.
Derin Deniz Platformu: Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama
derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür.
Derin Deniz Çukurları: Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine
çarptıkları yerlerde bulunur. Yeryüzünün en dar bölümüdür. |