Satürn Güneş sisteminin güneşten uzaklık sırasına göre 6.
gezegenidir. Türkçesi Sekendizdir. Büyüklük açısından Jüpiter'den sonra
ikinci sırada gelir. Adını Roma tarım tanrısı Saturnus'tan alır. Arapça
kökenli Zühal adı Türkçe'de giderek daha az kullanılmaktadır. Sekendiz
olarak da bilinir. Çıplak gözle izlenebilen 5 gezegenden biri
(diğerleri, Merkür, Venüs, Mars, ve Jüpiter) olarak eski çağlardan beri
insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Büyük ölçüde hidrojen ve helyumdan
oluşmakta ve gaz devleri sınıfına girmektedir.Güneş sisteminin, kütle ve
hacim bakımından Jüpiter’den sonra ikinci büyük gezegeni. Güneş’ten
uzaklık sıralamasına göre altıncı gezegen olan Satürn’ün görkemli
halkasıyla Güneş sisteminin harikası olduğu söylenir. Eskiçağ’da,
burçlar kuşağının takımyıldızları arasında en yavaş yer değiştiren
gezegen olması nedeniyle, zaman tanrısını simgelemiştir. Gerçekten de,
Satürn’ün yıldız yılı, yani Güneş çevresindeki dolanım süresi, Yer
yılından 29,5 kez uzundur. 1.427.000.000 km olan Güneş’e ortalama
uzaklığı, aşağı yukarı, Jüpiter’in uzaklığının iki katına ulaşır
(Güneş’e en büyük uzaklığı 1.511.000.000 km, en az uzaklığıysa
1.346.400.000 km’dir). Ekvatorundaki çapı Jüpiter’e oranla daha belirgin
bir elips biçimindedir. Satürn günü, yani yıldız dönme dönemi, gezegenin
ekvatorunda 10 saat 14 dakika sürer.
Satürn’ün hacmi, Dünya'nın 744 katına ulaşır. Oysa gezegeni oluşturan
maddelerin çok hafif olması nedeniyle, ortalama yoğunluğu sudan daha
azdır ve kütlesi Dünya'nın 94 katı kadardır.
Satürn’le ilgili bilgilerin büyük bölümü, 1980 ve 1981’de, sırasıyla
124.000 km ve 101.000 km yakınından geçen iki Voyager (ABD yapımı)
sondasından elde edilmiştir. İç yapısı, büyük ölçüde Jüpiter'’inkine
benzemektedir. Büyük bölümü, hidrojen-helyum karışımından oluşur.
Merkezdeki katılaşmış hidrojen-helyum çekirdeğinin çevresi, sıvı bir
tabakayla (su, metan ve amonyak) çevrilidir. Jüpiter’inki gibi,
Satürn’ün gömleği de ekvatorda paralel kuşaklar oluşturur ve bu görünüm
Satürn’de atmosfer hareketlerinin varlığını gösterir. Ama söz konusu
kuşakların rengi, Jüpiter’e oranla daha soluk, leke sayısı da daha
azdır. Yapılan ölçümler, bulutsu tabakaların dış yüzeyinde sıcaklığın
sıfırın altında 180° C’a düştüğünü göstermektedir. Ama kuşak ve
lekelerin kanıtladığı atmosfer hareketlerinin doğması için, derinlerde
kalıntı ısının bulunması gerekir.
Donuk amonyak bulutunun üstünde parıldayan halkalar, tıkız bir yapı
göstermezler. Uzaklıkları nedeniyle bir bütün gibi görülen, çok küçük
cisimlerden, çok küçük uydulardan oluşmuş yağmurlardır ve bir kum tanesi
ile bir dağ arasında değişen boyutlarda donmuş amonyak kütleleri söz
konusudur. Bütün bu mikrouydular, eşmerkezli halkalar oluşturur. 1969
yılına kadar üç halka bulunduğu sanılmaktayken, aynı yılın ekim ayında
P. Guerin, sözü geçen üç halka içinde bir dördüncüsünü belirlemiş, 1970
yıllarının sonunda da belirlenen halkaların sayısı, 6’ya çıkmıştır. Ama
1980 ve 1981’de Voyager sondalarıyla alınan veriler, bu halkaların her
birinin, eşmerkezli bir halkacıklar dizisinden oluştuğunu ortaya koymuş,
böylece halkaların toplam sayısı binleri bulmuştur.
Satürn halkaları sisteminin dış çapı 272.000 km’yi bulur; ama
kalınlığının 15-16 km, belki de daha küçük olması, şaşırtıcı bir çelişki
doğurur. Gezegen ekseninin, yörünge düzlemine göre belirgin olan eğimi,
halkaların bir bu yüzünü, bir öbür yüzünü göstermesine neden olur.
Uyduları:
Satürn’ün 1979’a kadar 9 uydusu bulunduğu sanılırken, 1980’den sonra
daha birçok küçük uydusu bulunduğu anlaşılmıştır. Bunlardan altısı
teleskopla görülebilir. Uydulardan en büyüğü olan Titan’ın çapı
Ay’ınkinden büyüktür ve metandan bir atmosferle kuşatılmıştır. Öbürleri
çok daha küçüktür ve bazılarının donmuş dev amonyak kütlelerinden
oluştuğu sanılmaktadır. Uyduların en büyükleri, gezegene yakınlık
sırasıyla şunlardır: Mimas, Enceladus, Tetis, Dione, Rea, Titan,
Hiperion, Japet, Phoebe.
----------------------------------------------------------------------
URANÜS |